Pages

20 Ocak 2013 Pazar

Pet Sematary

Stephen King'in Hayvan Mezalığı orijinal adıyla Pet Sematary romanından uyarlama 1989 yapımı filme akşam tesdüfen rastladım. İtiraf ediyorum uzun zamandan sonra beni korkutmayı başaran ender filmlerden biriydi. Sanırım bunda gecenin bir yarısı yalnız izlemenin de etkisi yok değil.

 Daha önce izlediğimden; son sürat geçen uzun tırlar ve küçük bir çocuk hatırlıyorum. Sanırım sıkılmıştım ya da klasik bir film gelmişti. Aslında ucuz numaraların da olduğu bir film bile sayılabilir ama beni etkileyen şey bir evebeynin çocuğu için her şeyi yapmayı göze alabilmesi oldu.
Ölümün ne olduğu ve bu fikre nasıl alışılacağını kızına anlatmaya çalışan Dr. Louis yaptıklarıyla ölüm fikrine alışmak ve kabullenmenin insanın yaşı ne olursa olsun değişmediğini bize tekrar tekrar kanıtlıyor. Filmin sonlarına doğru artık yeter akıllanmadın mı? sorusu çıkıyor ki ağızımdam  bunu da insanların çağresizliğine veriyorum. İzlenmesi gereken ve IMDB'nin puanından (6.4) biraz daha fazlasını hak ettiğini düşündüğüm bir film & kitap.

18 Ocak 2013 Cuma

Uyku Günceleri-1

"Tarih denen arabaya hayvanca konulmuş savaşı ve ölümü bekleyen bir varlık" demiş Satre insan için. İtiş kakış gidiyoruz koyun gibi. Arabadan atlama cesaretini gösterip yolda yaşanacak maceralara herkes hazır değil, bu yüzden yapamıyoruz en fazla etrafı izleyebiliyoruz. Düşerken alacağımız yaralardan ve yaşanabilecek acılardan korkup kasada gidiyoruz bizi götürdükleri yere.
   Biraz daha yazmak istiyorum her seferinde uyku sinsice yaklaşıyor ve ele geçiriyor her akşam erkenden süzülüyor göz kapaklarımdan içeri.