Pages

7 Mart 2014 Cuma

Reşat Enis -Despot-

Despotu sonunda bitirebildim; araya 2 hikaye ve bir kitap girdi ama sonunda bitti . Aslında hak ettiği değeri veremedim biraz içim buruk. Daha soluksuz okumalıydım hak ediyordu bu ilgiyi. Onu; araya soktuğum ince kitaplarla aldatmamalıydım..
Ama onlar da güzeldi, kapakları gösterişli, daha inceydiler...
Her zamanki Reşat Enis flashbacklerini hissettiren ve ayrıntı dolu o sıkmayan tasvirleriyle köyde başlayan zor bir yaşam görüyoruz bir çocuğun gözünden. İyileri ve kötüleri  en saf halleriyle tanıyoruz,  başka bir dünya ilerliyor kitabın yarısından sonra. Aksiyonu bol yetişkin bir Fikret görüyoruz. Dünyayı ve hayatı tanıyoruz yeniden.
Reşat Enis; romanlarında başarılı zaman kaymaları yaratan (ve bunu her seferinde yapan) güzel tasvirleri ile derdini anlatabilen bir adam, onu en iyi tanımlayan açıklama sanırım bu.
Bir de savaş yıllarında yaşadığı için kıyıdan köşeden bile mutlaka harp zamanlarındaki yaşam mücadelesine tanık oluyoruz
Okurken haz duyduğum adam da diyebiliriz kendisine

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder