Pages

16 Temmuz 2014 Çarşamba

neresiydi burası?



Filtre kahveye düşen sütün süpriz köpüğü üst dudağa yapışıyor.
Kısa demir bacaklı sandalyeler, yuvarlak rahatsız sehpalar.
Aradığım kitabı bulamadım ama rüyamda onu okuyorum, Hesapta içeriği yokmuş. 
Kendime trajedi yaratıyorum.
Eski bir arkadaş arıyor, soruyor.
Havalar serin.
Mutluluk, doğum günü hediyeleri ve yeniden aşık olmak.
Zamanın yetememesi bir türlü.
Kırmızı abajur; ben de böyle bir şey almalıyım.
Bütün şarkılar mutlu ezgilerle aynı tarzda tıngırdıyor burada.
Neresiydi burası?

7 Temmuz 2014 Pazartesi

60 derece santigırat falan filan..

Hayatın anlamı; beyaz çamaşırları daha çok beyazlasınlar diye 60 dereceden aşağıda yıkamamakta mı saklı? Evet öyle, eğer hayatınızda 60 derece görmediyseniz sizi kucaklıyor ve tek kişilik grubuma alıyorum.
Uzun zamandır bunu düşünüyorum. Beyazlar daha beyaz, daha beyaz, daha da beyaz olmalı mı?
60 derece bana, makinadan çıkan en sevdiğim  pembe yünlü kazağımın artık giyilemeyecek kadar küçüldüğü günü hatırlatıyor. Korkuyorum sanırım. Makinanın erimekte olan detarjan gözünden çıkan dumanlar ve o detarjlanla karışık duman konusu geliyor burnuma, 40 dereden sonrasına elim gitmiyor anlayacağınız.
Dönen kazan kafamı karıştırdı galiba.